ABD'de Yoldayım II

“Seyahat eden pek çok insan için Route 66, batı yönünde Kaliforniya’ya uzanan en iyi rotaydı; ki bu rota, John Steinbeck’in “Gazap Üzümleri” eserinde Joad ailesinin 1930’lardaki Büyük Buhran’ın getirdiği yoksulluktan kaçışlarında kullandıkları “Ana Yol” olarak ölümsüzleşmişti.ABD’de insanların gerçekten yaşadığı ve çalıştığı yerlerden geçen bugünkü eyaletlerarası yolların aksine Route 66, ABD’nin kalbine giderek, seyahatçileri neon ışıklı tabelalarla reklam yapan ucuz moteller, Yerli Amerikalıların pazarları ve garip isimli barlar ve restaurantların içinden geçiriyordu. Uzun yol yapan seyahatçiler, yolculuğun bir parçası olarak  yerel kültürü tanıyor, yerel kültürler de dış dünyayla böylelikle bir bağ kurabiliyordu. Yolculuğu bir hedefe varmak için araç olarak değil de yolculuğun kendisini bir amaç olarak gören kişiler arasında eski Route 66’e olan ilgi –ABD’nin dışında bile- zirve yaptı. Neyse ki eski yolun yaklaşık yüzde 80’i hala ayakta; ve pek çok insan da yolcuları artık pek uğranmayan yerlerden götüren bu seyahatin güzelliğini korumak için çalışıyor.Gerçek Amerika”yı, yani yöresel şiveleri, yerel yemekleri ve her şeyin kendi halinde olmasından mutlu olan insanları arayanlar, istediklerini Route 66’da bulabilir.” Yol ve Macera!dan alıntıdır..

Yol boyunca içinden geçtiğimiz kasabalarda, konakladığımız yol üzeri ufak motellerde eski Amerika’yı görmeye çalıştık. Yol da dahil bazı bölgeler özellikle iyi korunmuş. Eski istasyonlar, barlar, moteller, restoranlar, posta kutuları… Kovboy filmlerini hatırlıyorsunuz.. Bazı kasabalarda bar molası verdik, Rod’s Steak House’da yemek yedik, Kingman’da konakladık, yolda Harley ya da arabalarla seyahat edenlerle karşılaştık, fotoğraflar çektik, gökyüzündeki en güzel bulutları, en güzel renkleri gördüm, nefes aldım..

Death Valley National Park” Ölüm Vadisi, Sierra Nevada dağlarının doğusunda, Güney Kaliforniya'da yer alan bir çöl vadisi.. Mojave Çölü'nün de bir parçası. Burası Kuzey Amerika'daki en alçak (-86 m), en kurak, ve en sıcak yerdir. Saatimizdeki altitude göstergesiyle de bunu test ettik. Bulunduğumuz yer -20 metreydi.. Parkın girişinden aldığımız bilgilendirme kitapçığında tüm uyarılar vardı. Susuz gezmenin nelere yol açabileceği, yıllık ısı skalası, rotalar, görebileceğimiz bitki ve hayvanlar.. Coğrafik oluşumlar.. Mesquite Flat Sand Dunes yakınından geçerken, dışarıda rüzgarla kum tanelerinin havalandığını görüyoruz. Zabriskie Point karşısında durup seyrediyoruz. Buradaki tüm güzellikler volkanik, tektonik, kuruyan, çekilen suların sedimantasyonu, kaya erozyonu ile oluşmuş. Arabaya inip bindikçe, Nisan sonu olmasına rağmen, dışarıdaki sıcak insanı yoruyor. Zabriskie ilerisinde Furnace Creek , buradaki tek yerleşim. Yukarı doğru yol aldıkça vadiyi, o geniş açıklığı, bulutlarıyla birlikte görüyorsunuz. Bir noktadan fotoğraf çekmek için durduk. Sağımızda bir çift, onlar da fotoğraf molası vermişler. Ortalık sakin. Bir anda solumuzda, az üzerimizde  askeri jet önce burgu yaptı, döndü ve vadiye doğru.. Arkadan muhteşem bir gürültü, bir ses. Şaşkınlıktan dona kaldım..! Deklanşöre bastığımda uçak ileride vadinin içerindeydi Belki görebilirsiniz bir fotoğrafta, oldukça küçük..:) Yaklaşık bir saat sonra arabada yoldayken karşıdan alçaktan bir askeri uçak karşıdan geliyor, elimi kaldırsam değebilirim hissinde. Sonra yol kenarı tabelalarda uyarıları görük. Bu alan askeri uçakların eğitim sahasıymış, sesten ürkmeyin yazıyordu..!

“Bugün kullandığımız “Ölüm Vadisi” adı  Avrupa kökenlilerin batıda var olduğu sanılan altını bulmak için vadiyi geçme çabalarına dayanıyor. 1849’da “Altına hücum” sırasında diğer gruplar elverişsiz doğa şartları nedeniyle vadiyi terk edip şanslarını başka yerlerde denemeye karar verir. Ama “49”lular denen 20 arabalık grup vadide kalmakta ısrar eder. Vadiden çıkışları pek kolay olmaz. Yollarını kaybederler, erzakları tükenir. En sonunda vadiden çıkmayı başardıklarında at arabalarını dahi ısınmak ve yemek amacı ile yakmış durumdadırlar. Bölgeyi terk ederken içlerinden bir kadın arkasını döner ve “Elveda ölüm vadisi” der. O günden sonra burası “Ölüm Vadisi” olarak anılacaktır. 1850’lerde bölgede altın ve gümüş çıkarılmış. Altın arayıcılarının kurup sonra terk ettikleri “Ryolite” ve “Ballarat” bugün hayalet kasabalar. Her ikisi de gezilebiliyor.”   Alıntı…….

Gün bitmeden Ubehebe Krater’ini de görmek niyetindeyiz. Volkanik bir krater, bir kilometre genişliğinde ve derinliği 150-237 metre…! Yaşının da ikibin yedibin arasında olduğu düşünülüyor. Çok etkileyiciKrater içerisine iniyoruz biraz, yürümek kolay değil. Yukarıda da insanı iten bir rüzgar var. Gobi kumlarından henüz temizlenmiş fotoğraf makinamı kaldırıyorum. Çektiklerim yeter..

Ölüm Vadisinden kuzeye yol yaparak Yosemite Park’a girmek niyetimiz. Ancak kuzey ve yüksekler karlı, yol kapalı bu mevsimde. Biraz güneyde yer alan Mammoth Lakes’te kalacağız. Gece -1 etraf karlı. Hoş bir yerde kalıyoruz. Sevimli, sıcak bir aile işletmesi. Çam ormanları, göller ve yürüyüş alanları var. Kasabaya yakın Twin Lakes'in  bir kısmı donmuş. Inyo National Forest içerisinde (Ormanlık alan)  Bazı evler çatısına kadar karla kaplı. ConvictLake (göl) çevresi biraz dar ve kaygan olsa da oldukça keyifli bir yürüme alanı. Güneş pırıl pırıl. Gölde balık tutmaya çalışanlar, çevresinde yürüyüş yapanlar, birkaç güzel renkli kuş günümüzü şenlendirdi. Turizm Bürosundan aldığımız broşürde tespit ettiğimiz birkaç görülmeye değer yerden Mono Lake parktan çıkış yolu üzerinde. Diğerleri için bir program yaptık. Havalimanının arkasındaki yoldan “Hot Creek Geological Site”a ulaştığımızda, gördüğümüz buharlar arasındaki turkuaz renk muhteşemdi.

Yarın Mono Lake’i ziyaret ederek Yosemite Park’tan çıkıp Batıya doğru gideceğiz. Çölde sıcaktan,  Mammoth Lake’de -2 dereceye, kum tanelerinden kar tanelerine, bulutlardan göle seyahat etmekten, doğanın içerisinde olmaktan mutluyum.

 

Zeynep Erim

10.Mayıs.2019

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP