Los Angeles...

İptallere karşı fazla bilet satışı her zaman yaptıkları bir uygulamaymış. Yedekte olunca son 15 dakikaya kadar uçağa binebilme olasılığını yüksek tutarak bekliyorsun. Dört kişilik iki aile alındı uçağa, üç genç gönüllü olarak kaldı.. 600 Euro az değil, tazminat alacaklar, bir gece bekleyip ertesi gün uçacaklar. Böylece bana ve diğer iki kadına yer açıldı. Uçağa giderken, bir kaç "uçağa bindim" mesajını hızlıca atarken bagajımın benimle birlikte hareket etmediğini bilmiyordum!

 

Rota, Grönland üzerinden Kanada ve Los Angeles.. Aşağısı karla kaplı. Kanada İqaluit üzerinden.. Haritadan takip ediyorum arada izlediğim filme ya da okuduğum kitaba ara verip..

 

Geniş bir düzlükte ızgara şeklinde caddelerle ayrılmış bahçeyle çevrilmiş bazıları havuzlu evler, uzaktan gruplanmış gökdelenler, Pasifik..

Üç günümü geçireceğim ABD çok sayıda misafire kapıyı açarken göz deliğinden baktı önce, kilitleri teker teker açtı ve yine de şüpheyle aldı içeri.. Altı numaralı bagaj getiren bandın başında beş kişi kaldık. Sağa sola dönüp bagajlarımızın yüklenmediğini öğrenince gerekli prosedürleri uygulamak için yönlendirdikleri deskte işlemleri tamamlayıp havalimanından çıktım. Bir yıl önce "yeni bir hayat diyerek" Melekler Şehrinin nüfusunu bir melek daha arttıran yeğenim Burcu beni karşıladı. Kavuşacağını bildiğinde özlem de güzel duygu..

 

Bir yıl önce Can'la, Model Grubu'nun müzisyeni, geldiler buraya. Üretmek, hayatta yer almak, hedeflerini zorlamak için. Burcu bir giyim markasında stil danışmanı olarak çalışıyor. Can ve Okan on yıllık arkadaşlar, birlikte Model grubunu yaratmışlar şimdi de SevenDaySlepp de beraberler. Serra takı tasarımı yapıyor, Okan'la evli. Bir kaç gün önce yeni CD lerinin tanıtım partisi varmış, kaçırmışım..,Gençlik aşısı üç günde tuttu.. Onların tatlı sohbetini, içten sıcak hallerini sevdim.. Yolları açık, şansları bol olsun.. Nereyi görmek isterim listemdeki ilk sıraya MOCA (Museum of Contemporary Art) yı koymakta yanılmadığımı ilk sergi salonuna girince anladım. Solda Miró, karşıda Jackson Pollack.. Andy Wharol.. Bir salondan diğerine geçince etkilendiğim çağdaş fotoğraf ve resimler..Süreli sergi salonunda tanımıyordum, Anna Maria Maidino, görsel sanatçı olarak tanımlı. Üç boyutlu uygulamaları, resimleri var. Sanıyorum iki tur yaptım, çıkmadım uzun süre Müzeden. Az ileride karşıda "Walt Disney Concert Hall" çok tanıdık..Bilboa'da Guggenheim Müzesiyle aynı mimari. Sokaklarda yürürken Universal Studio'ya ait karavanlar, araçlar bir hareketlilik.. Belli ki çekim var yakınlarda, malûm Hollywood.. Diğer sıkça karşılaştığım "Homeless" dedikleri evsizler...

 

Santa Monica uzun sahili, geniş tatlı bej renginde incecik kumuyla, güneşi ve iskelesi ile keyifle yürünecek bir bölge. Yol boyunca bisiklet, ginger, kaykay, plaj voleybolu için hazırlanmış alanlar, Solda egzersiz yapılacak alanlar, Palmiyeler yer yer yoğun, Oteller, bir kaç Cafe..Arada hamaklar kurulmuş palmiye gövdeleri arasında, farklı etnik kökenden gelen insanlar, kendileriyle ilgili yalnızca, iklimin sağladığı huzurla belki, sahilin keyfini çıkartıyor. Tarihi iskelenin tabanı geniş ahşapların sağlam çivilerle mıhlandığı bir zeminden oluşuyor. Altı çelik belki.. İskele boyunca hediyelik eşya satanlar, küçük bir lunapark, yemek yiyecek mekânlar, ellerinde bir enstrumanla yanlarındaki amfiden çok sesli müzik yayını yapan, bahşiş bekleyenler.. Neşeli, hareketli.. İskelenin ucunda balık tutan bir kaç kişi.. Birer bira içerek mola.. Pasifik elbette bir Ege değil ama tadına bakmalı.. Sinemayla ilgili olanlar ya da gezenler LA bir "Hollywood" tepesindeki yazıyı görmek, görüntülemek isterler.. Evet ben de yaptım..

 

Oscar törenlerinin yapıldığı Dolby Tiyatrosu, Chines Theatre solda.Yanımdan tanıdık bir yüzün geçme ihtimaline karşı oldukça dikkatliyim ama nafile.. Griffith Obsarvatory'ye ulaşmak için arabayı patk edip eğimli bir yoldan yürümek gerektiğini okumuştum. Aslında bir Shuttle var ama yürümek mümkün hem de abartmadan. Tepeye vardığınızda sağda Hollywood yazısını, solda geniş bir açıyla LA şehrini görüntüleyebilirsiniz. Biraz pus var, belki sucaktqn biraz da hava kirliliği.. 6:15 pm'de "Samuel Oschin Planetorium"'da yaklaşık yarım saat sürecek "Centered in the Universe" show için bilet alıp birer kahve içiyoruz. La La Land filminde yıldızlar altında Emma Stone ve Ryan Gosling'in dans ettiği sahne işte orası. Show boyunca Evren'in oluşumu, yıldızlar, tarih boyunca uzaya merak,,bir meteorun size yaklaşması gibi heyecan verici sahneler sonunda bulunduğumuz Galaksi'de Dünya'ya, kendimize, olgulara yüklediğimiz önemin ne kadar da yersiz olduğunun farkındalığına biiimsel bir destekle oradan ayrılırken, girişteki Gallile, Kopernik gibi bilim insanlarının heykelleri altında günün sürpriziyle karşılaştım. Burada karşıma çıkabilecek en son güzellik bu olabilirdi ancak ! Saniyede elli kez kanat çırparak çiçeğin yanında duran bir Hunmingbird (Sinek Kuşu)... Sevgi dolu geçen üç gün sonrası Meleklere veda ederken, LA havalimanından, sıcak insanlarla karşılaşacağıma uçuş boyunca emin olduğum Mexico City'ye doğru yoldayım...

Zeynep Erim
10.08.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP