Mexico City

Mexico City için Volaris havayolları bankosundayım.  Rahat ve belki tembel, az güleryüzlü, çekingen insanların memleketine hoşgeldin..! Uçak dolu değil. Rahatça oturup bir şeyler okuyorum. Kahvaltı da yapmamışım şimdi farkettim..Nedir bu telaşım bilmiyorum.. 4 saat süren yolculuk sonrası bagajım yanımda, pasaporttayım. 

Condesa bölgesinde kalıyoruz, şehir büyük, merkeze uzak değiliz. Museo Nacional de Antropologia'ya ne yürüme mesafesi..Bu müze oldukça büyük, Güneş Taşı (Aztek Takvimi) ve 16. yüzyıl Aztek Xochipilli heykelciği gibi önemli eserlere ev sahipliği de yapmaktadır. Karanlık basacak neredeyse. Zocálo Meydanı ışıklı... Metropolitan Katedrali görkemli ve eğimli duruşuyla meydanın bir yanını kaplamış. Kurumuş bir göl üzerinde gelişmiş Mexico City'de pek çok bina, kilise, katedralin zamanla tabana oturmasıyla duvarları, sütunları eğri görünüm almış. Bence bu da şehre alışılmamış bir hava katmış. 22 milyon kişinin yaşadığı bir şehir. Otobüs durakları birbirinden uzak mesafede. Metro, metrobüs ve trafikdeki kalabalık büyük şehrin rengi. 

Templo Mayor, meydanda arkeolojik bir alan. Restorasyon çalışmaları var. İlk gün şehrin 40 km yakınında arkeolojik alan "Teotihuacan"a gitmeye karar verdik. Aztek kültüründen önce kurulmuş, 30 km2'lik alanı kaplayan antik kent,  1987'de UNESCO tarafından Dünya Miras Listesine alınmış. Yaklaşık 2.500 yıl önce 150-200.000 kişilik bir nüfusu barındırdığı sanılan kentin ana caddesi Aztekler’in verdiği adla “ölüler yolu” denilen, Güneş Piramidi, Ay Piramidi ve Quetzalcoatl Tapınağı ve ikinci derecede öneme sahip tapınak ve saraylar ile çevrelenen 1,5 km uzunluğundaki yol boyunca seramoni alanları oldukça etkileyici. Güneş Piramidi Dünyanın 3. büyük Piramidi..200 den fazla dik basamağını çıkma niyetindeyim. Ziyarete gelenler arasında Meksikalılar, turistler... Piramidin üst noktasında rüzgârdan uçabilirim.. Şehre dönüşte Bellas Artes'i ziyaret ediyor oradan Diego Rivera'nın 15 metre uzunluğundaki duvar resmini görmek üzere"Museo Mural Diego Rivera"ya gidiyoruz. Resimdeki kimlikler, olaylar ışıklı ekranlarda tanıtılıyor. Üst katta değerli sanatçıların çağdaş eserleri. 

Renkli şehir, sanat, İspanyollardan kalma görkemli binalar.. Frida'nın Mavi Evinde insan kuyruğu. 1,5 saat beklemeye vaktim yok. Frida'nın resimleri başka müzelerde. Olmeda'nın yaşadığı ev müzeye çevrilmiş. Tavus kuşlarının dolandığı, çiçeklerle bezenmiş harika bir bahçe içerisinde. Diego ve Frida'nın çok sayıda resmini keyifle hafızama yerleştiriyorum. Müzeden çıkarken resimlerle birlikte bina ve bahçeye de hayran kaldığımı düşünüyorum. 

Meksika'da elbette Tekila ve Taco'ya da zaman ayırıyoruz. Bukowski barda Margaritayı beğenmeyerek Mexico City'den Oaxaca'ya doğru yoldayız. 

Zeynep Erim
09.08.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP